1.DÜNYA SAVAŞINDA GALİÇYA’DA TÜRK ASKERİ VE AVUSTURYA ASKERİ FARKI


1.Dünya Savaşında Galiçya’da (Ukrayna Toprakları) Alman ve Avusturyalıların yanında Ruslara karşı savaşan Türk Askerleri ile Avusturya ve Alman Askerlerinin arasındaki farkı aynı cephede savaşan Türk Subaylardan Mehmet Şevki Yazman’ın hatıralarından görmek mümkün.

Mehmet Şevki Yazman anlatıyor: Bir köyde kurulmuş Avusturya Bölük Gazinosu denen basit odada uzun masanın etrafında toplanan bu yedi kişi sanki cephede değil de Viyana'nın bir kafesinde oturur gibi zevk ve neşe içindeydiler. Masanın üzeri şarap, rom, konyak gibi çeşit çeşit içkiyle dolu. (Yazman,2008:56).

(……) Avusturyalıların yalnız şöyle bir noksanı vardır.(!) O da muharebe ile alakası bulunamaması… Avusturyalılar bir defa birebir muharebeyi hiç amma hiç sevmedikleri gibi Alman soyundan olmayanlar da ölmeye de hiç bir niyeti yoktu. Çekliler Macarları, Macarlar Lehleri, Hırvatları ve hepsi birden Almanları hiç sevmiyor ve Almanlar da dahil olmak üzere tüm müşterek vatan için ölmek istemiyordu.

Bunun için Avusturya ordusunun esirleri birler onlar yüzler rakamlarıyla değil 10.000 rakamlarıyla ifade olunabiliyor. Bir defada 40-50-60.000 kişinin teslim olması Onlara pek de garip görünmüyordu (Yazman,2008:61).

 Avusturya İstihkam Bölüğü Cephede

Avusturya askerine soruyorum: Başçavuş nerede bölük?

-Derenin içinde..               -Yüzbaşı Nerede

-Efendim o gelemeyecek.Bu vazifeye Mülazım Loner’i memur etmişti.O da maalesef birdenbire hastalandı ve beni yerine vekil bıraktı.

-Peki birlikte başka zabit yok muydu?

-Vardı Efendim ama vazife sırası bugün Lonerdeydi. Ne yapayım, o da maalesef hastalandı (Yazman,2008:155).

(……) Sesin geldiği tarafa koşuyorum. Bir tüfek kurşunuyla kolundan yaralanmış olan Avusturyalı neferin yaralı kolunu iki nefer, diğer kolunun iki nefer, bacaklarının her birini dörder, omuzlarından ikişer, yani bir yaralı neferi 20 kadar insan tutmuş geriye götürüyorlar. Güler misin ağlar mısın? Vakit sabaha yaklaşıyor, hala 5 metrelik ter örgüsü yapılmamış (Yazman,2008:158).

Şimdi bir de Türklerin savaştığı cephede olanlara bakalım: (……)Taarruz bittikten sonra Hilmi Çavuş ile konuşuyorum: “Hilmi Çavuş, siperden çıktıktan sonra takımı saydın mı? Kaç kişi kalmışız?

-Saydım Efendim                   -Kaç kişi kalmışız?

Hilmi Çavuş biraz düşünüyor. Bu kara haberi doğrudan doğruya söyleyemiyor, içini çekiyor.

-Sizinle beraber 16 kişi…

Yine sessizlik… -Sipere giderken kaç kişiydi Hilmi Çavuş?  

-81 kişi Efendim

-Demek 65 arkadaş gömdük.

Hilmi Çavuş -Öyle Efendim 65 arkadaş …(Yazman,2008:86-87).

 

Yazman Mehmet Şevki,  (2008) Galiçya Hatıraları, İstanbul:İş Bankası Yayınları

 

 

Güncel Haberler