16 Nisan 2017:Anayasa Değişikliği Referandumu Yapılması

Seçmenler, mevcut Türkiye Anayasası'nın 18 maddesi üzerindeki değişikliklerini oyladı. AK Parti ve kurucularından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından desteklenen madde değişiklikleriyle ilgili tartışmalar uzun süre devam ettikten sonra MHP'nin desteğiyle birlikte meclisten geçerek halk oylaması kararı alındı.

 

Türkiye’nin yönetim şeklinin parlamenter sistemden ‘partili cumhurbaşkanlığı’ olarak da anılan başkanlık sistemine dönüştürülmesini içeren anayasa değişikliğinin, TBMM’de 339 oyla kabul edilmesiyle, halkın oyuna sunulması kesinleşti.

 

Değişiklikpaketi, yürürlükteki parlamenter sistemin kaldırılarak yerine başkanlık sisteminin getirilmesini, başbakanlık makamının ortadan kaldırılmasını, meclisteki vekil sayısının 550'den 600'e çıkarılmasını ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yapısında değişiklikler yapılmasını içermekteydi.

 

YSK Başkanı Güven, Evet oylarının yüzde 51,41 olduğunu hayır oylarının ise 48,59 olduğunu açıkladı. Buna göre, 25 milyon 157 bin 463 seçmen anayasa değişikliğine "evet", 23 milyon 779 bin 141 seçmen "hayır" oyu kullandı.

 

16 Nisan’da gerçekleştirilecek referandumda, resmi adı ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ olan yeni sistemin kabul edilmesi halinde başbakanlık makamı kaldırılacak, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri beş yılda bir eş zamanlı olarak yapılacaktı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin yanı sıra MHP’nin de destek verdiği anayasa değişikliğine CHP ve HDP’den destek gelmedi. Değişikliğe Türkiye Barolar Birliği de karşıydı.

 

Referandumu ile kabul edilen anayasaya göre milletvekili sayısı 550'den 600'e yükseldi. Buna göre TBMM'de salt çoğunluk için 301 vekil aranacaktı. Anayasa değişikliğini referanduma götürebilmek için gereken ve Meclis üye tam sayısının 5'te 3'üne karşılık gelen vekil sayısı 360 olacaktı. Anayasa değişikliği için gereken ve Meclis üye tam sayısının 3'te 2'sine karşılık gelen vekil sayısı da 400 olacak.

 

17 Nisan 1993:Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Şaibeli Bir Şekilde Vefat Etmesi

 

17 Nisan Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Özal, bugün de halen tartışılan bir ölüm ile vefat etti. Özal, köşkte sabah sporu yaparken kalp krizi geçirir. Ancak kronik kalp hastası olan Özal’ın doktoru ile ambulansın şoförü o gün izin yapmaktadır. Saniyelerin önemli olduğu bir zamanda uzun süre ambulans bulunamaz. Özal Köşk’ten GATA’ya doğru götürülürken gizli bir el devreye girerek rotayı Hacettepe Hastanesi’ne çevirmişti.

 

Cumhurbaşkanı’ndan alınan kanın Hacettepe Hastanesi’nden kaybolması, orada görevli bir hemşirenin şaibeli bir biçimde ortadan kaybolması da kayda değer bilgilerdendi. Özal’ın saçlarından eşi Semra Özal tarafından bir tutam alındığı, zehirlenme olup olmadığının o saç telleri üzerinden araştırıldığı, ancak sonuçların ve saç tellerinin bir kasetle birlikte Semra Özal’ın evinden çalındığı bilgisi de bir başka muammaydı. Özal’a otopsi yapılmasını eşi Semra Özal’ın istemediği konusu Ahmet Özal’a sorulduğunda kesin bir kanaat ortaya koyamaması dikkat çekici idi. Aynı konuda Korkut Özal ise, “Otopsiyi karısı istememiş” diyordu.

 

Esasen Özal’a daha önce de çeşitli suikast girişimleri olmuştu. Dönem Bakanlarından Ekrem Pakdemirli, Özal’a yeni alınan uçakta suikast girişiminde yapıldığı yönünde kuvvetli şüphesi bulunduğunu şöyle anlatır:

Özal’ın ölümünü suikast olarak düşünmemin sebebi daha önce de onu öldürmek istemiş olmalarıydı. Özal yeni bir uçak almıştı. Bu uçak 21 milyon dolara alınmıştı. Ben alınmasına karşı çıkmıştım. Bu, iki motorlu bir uçaktı. Halbuki uçakların en az üç motorlu olması lazımdı. Özal gibi bir yolcunun en az üç motorlu uçak ile yolculuk yapması gerekirdi. Özal bu uçakla bir seyahatte iken elektrik sistemi aniden sıfırlandı. Uçağı Pakistanlı bir başpilot kullanıyordu. Onun mahareti ile uçak kazasız belasız indirildi. Sonradan bu duruma sebep olarak bir farenin uçağın kablolarını kemirmesinden kaynaklandığı söylendi. O zaman bunun bir suikast tertibi olduğuna kanaat getirdim. Çünkü Başbakan’ın kullandığı böyle bir uçağın bu tür olaylara karşı gerekli tedbirlerinin alınmış olması lazımdı. İlk operasyonda denediler başarılı olamadılar, bundan sonra başka senaryoları devreye soktular diye düşünüyorum.(Pakdemirli:2013)

Namazında, orucunda, hacı bir cumhurbaşkanı olarak Çankaya’da birçok ilke imza atan, ‘Hazreti Ali’den Devlet Adamlarına Nasihatler’ eserini kendisine başucu kitabı yapan; sadece ‘can vermek ve hesap gününden korkan’ Özal aramızdan ayrılmıştı.Özal’ın İstanbul Fatih Camiindeki cenaze namazı tam bir halk 

Güncel Haberler